Suriye, Emperyalist bir saldırı altında olan ülke önemli ölçüde ağır yara alsa da boyun eğmemeye kararlı. 15 Mart 2011 tarihinde başlayan Suriye iç savaşı yüzbinlerce aca mal oldu. Ortadoğuda Irak’tan sonra en fazla cankaybı olan ülke Suriye’dir. Suriye iç savaşa nasıl sürüklendi, Neden sürüklendi.

Suriye konusunu açtığımızda emperyalist planları bir kenara bırakarak at gözlüğü takıp bakar isek biz de güç odaklarının oyununa geliriz. Güç odakları “katil Esat veya Eset” diye tüm dünya medyasında bir slogan haline getirerek beyinlere zerk etti. Bizler bu tuzağa düşmeden perdenin arkasındaki odakları da hesap ederek konuya kendi yorumumuzu katacağız.

Suriye, Ortadoğu bölgesinde “yarım ymalak da olsa” tek laik devlet olarak yaşamını sürdürüyordu.

Irak işgal edildi. Irak içinden toplanan bir takım insanlar belli merkezlerde yetiştirilerek, Suriye içinde çıkartılacak kargaşa ile halkı ve radikal kesimi devlete karşı ayağa kaldıracaktı. Planlama pianlamayı yapanlar için mükemmeldi. Guantanamo cezaevinden Iraklı mahkumlar değişik kanallar ile Suriye’ye yerleştirildi.

Yapılan plan çok basitti. Suriye gibi bir devlet fazla direnemezdi. en fazla birkaç ay direnecek ve sonunda Emperyal odaklar gelerek çatışmaları biitirecek ve “demokrasi” huzur getireceklerdi. Bu planda Suriye’de örgütlenen PKK/PYD radikal islamcılar ile savaşarak kahramanlaştırılacak ve Suriye’de özerk veya federal sistemde bir toprak parçasında hakimiyet kuracaktı. “kısmen oldu”

Buraya bir dip not koyayım: Emperyalistler senin rejimin veya sistemi ne ve nasıl olduğun bakmaz. Emir alırsan istersen ülke vatandaşlarını zincire vurarak yönet umurlarında olmaz. Onlar sadece ülkeni soyar ve gider…

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ın Rusya hamlesini plana dahil etmemişlerdi. Türkiye, Rusya ve İran birlikteliği akıllarına gelmemişti. Oyun kısmen bozuldu. Suriye hala mücadelesine devam ediyor. Suriye bugün üç farklı bölgeye bölünmüş. PYD en önemli petrol kuyularının üzerinde oturuyor. ABD PYD’ye bekçilik yapıyor. Suriye’nin petrolünü ABD PYD işbirliği ile çalıyor. Çaldıkları petrolün yerine Askeri malzeme vererek ödeme yapıyor. PYD’nin kontrolündeki bölgelerde yaşayanlar ABD’ye satılan petrolden gelirlerinden faydalanamıyor. Silah da karın doyurmuyor.

TÜRKİYE’NİN HATALARI

Türkiye haklı olarak Suriye topraklarında operasyonlar yaptı. PYD güçlerinin Akdeniz’e çıkmaması için operasyonlar ile ön aldı. Türk Silahlı kuvvetlerinin hakim olduğu bölge neticede Suriye devletinin sınırları içinde olan bir bölgedir, yani Suriye toprağıdır. Türkiye kendi sınırlarını da güvende tutmak için BM de tanıdığı Suriye devleti ve onun kurumları ile görüşerek o bölgeyi sahibine teslim etmeliyiz. Suriye bölünür ise Türkiye bölünür. Bu meseleye bu boyut ile bakmalıyız.

Türkiye’nin kontrolünde olan bölgede eli silahlı radikal İslam’cıların olduğu herkes tarafından biliinmekte. Suriye’de olan huzursuzluk Türkiye’ye de yansıyacağını ve daha önceki olumsuzlıkların ülke içinde nelere yol açtığı tecrübeler ile sabittir. Bir an önce komşumuz Suriye’nin ve kendi sınırlarımızın güvenliği, ülkemizin iç huzuru için kontrolümüzdeki toprakları ikili anlaşmalar yaparak “belkide garantör ülke sıfatı ile bölgede söz sahibi olabilriz” sahiplerine tesilim edip bu dertten kurtulabiliriz.

Komşun huzursuz ise, sen rahat uyuyamazsın.

Ali Fuat Gürgöze

Whatsapp Hattı >>
Yardıma mı ihtiyacınız var?
BİZİM MEYDAN | Canlı Destek
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?